Ana SayfaHaberlerForumResim GaleriZiyaretçi DefteriSohbet DinleDosyalarÜyelerÜye OlGiris
Site Menü
icon_home.gif Ana Sayfa
page_white_text.gif İçerikler
tree-T.gif Resim Album
tree-T.gif Resim Ekle
tree-T.gif Ziyaretçi Defteri
tree-T.gif Mini Sohbet
newspaper.gif Haberler
tree-T.gif Haberler
tree-T.gif Haber Başlıkları
tree-T.gif Haber Gönder
tree-T.gif Haber Arşivi
icon_poll.gif Bilgiler
tree-T.gif Forum
tree-T.gif Anketler
tree-T.gif İletişim
tree-T.gif Arkadaşına öner
tree-T.gif En İyiler Sayfası
icon_community.gif Üye Özel
tree-T.gif Üye Ol
tree-T.gif Kişisel Ziyaretçi Defteri
tree-T.gif Kullanıcı Giriş
tree-L.gif Üye Listesi

hoca.jpg Timurtaş Hoca
tree-T.gif Timurtaş Hoca Kimdir?
tree-T.gif Timurtaş Uçar Hayatı
tree-T.gif Timurtaş Hoca kabristan
tree-T.gif Gazete Manset'leri
tree-T.gif M.Fethullah Gülen Mesajı
tree-T.gif Timurtaş Uçar Resimleri
tree-T.gif Timurtaş Uçar Videolar
tree-T.gif Mevlüde Uçar
tree-L.gif Enes Uçar


tasavvuf.gif Kur'an Oku
tree-T.gif Kur'an-ı Kerim
tree-T.gif Fizilal Kuran Tefsiri
tree-T.gif Latince Quran
tree-T.gif Kur'an Dinle
tree-L.gif Ezan Dinle

tasavvuf.gif Site Menü II
tree-T.gif Esmaü'l Hüsna
tree-T.gif Namaz Sureleri
tree-T.gif Mübarek Günler
tree-T.gif Namaz Hocası
tree-T.gif En Sevgilinin Hayati
tree-T.gif Peygamberler
tree-T.gif İslam'da Aile Hayatı
tree-T.gif Dini SözlükYeni!
tree-T.gif 365 Gün DuaYeni!
tree-L.gif Dualar

video.jpg Kuran-ı Kerim
video.jpg Hz.Muhammed (S.A.V.)
video.jpg Timurtaş Hoca
video.jpg Dini Filmler
video.jpg Dini Belgeseller
video.jpg İlahi/Ezgi

tuerk_ani.gif Türkler
tree-T.gif Osmanlı Padişahları
tree-L.gif Çanakkale Şehitliği


Multimedia

Multi Media
Son 10 Kategori

Timurtaş Hoca


Alim,Evliya ve Islam Büyükleri
Ana Kategoriler
Alimler
Evliyalar
Hadis Alimlerimiz
Mütefekkirler
Öncüler


Ziyaretçi Defteri


En Yeni Vaazlar İndir


Facebook sayfamız


Kim Buradaydı?
· admkrgz: 214 Gün
· reis84: 215 Gün
· rockyzma: 216 Gün
· ozcan: 216 Gün
· Abdullah+Mekki: 218 Gün
· temimdar: 219 Gün
· kaptan: 219 Gün
· airsakarya: 220 Gün
· sinan8888: 221 Gün
· conaltr: 221 Gün
· HASRET: 224 Gün
· ENES42: 224 Gün
· say-fun: 234 Gün
· Mertt38: 234 Gün
· mahmut13: 234 Gün
· elegant1990: 234 Gün
· maho13: 234 Gün
· ziya: 234 Gün
· isailbars: 234 Gün
· brkgonul: 235 Gün


Timurtaş uçar hayatı

.

Timurtas, uçar hayati

Kürsünün hakkını veren adamdı Adaletsizlikle savaştı

O'nu rahmetle anıyoruz. Kürsülerin haşmetli ve celalli hocasıydı. Vaazlarını on binler dinlerdi. Ama hakkında peşi peşine davalar açıldığında arkasında bir tek kimseyi bulamamıştı. Doğuda devletçi hoca diye propaganda yapılırken, basın onu laikliğe aykırı davranmakla suçluyordu. Onlarca davanın hepsinden de beraat etmişti.

Allah vergisi bir hitabet ve bu istidadını cami kürsülerinde değerlendiren bir vaiz. Vaazlarına koşan on binlere, en girift meseleleri bile sular seller gibi anlatan zeki ve cesur din adamı. Uğradığı haksızlıklar karşısında ise camileri dolduran on binleri yanında bulamayan yapayalnız bir çile insanı. Geçen yıl 20 Ocak'ta Hakk'ın rahmetine kavuşan Tarık Timurtaş Uçar'dan bahsettiğimizi sevenleri hemen tahmin etmiş olmalı. 1980 öncesinin sisli dönemlerinde verdiği vaazlarla ve elden ele dolaşan kasetleriyle önemli bir boşluğu dolduran; ancak daha sonra pek ön plana çıkmayan 'Timurtaş Hoca' meşhur; ancak layıkıyla tanınmayan bir isim.

Başarılı bir öğrenciydi

1944 tarihinde Elazığ'ın Sivrice ilçesi Uslu köyünde doğdu. Babası Bekir Uçar, İstanbul'da Demiryolları'nda çalıştığından anne ve kardeşlerinden ayrılarak ilkokulu Haydarpaşa'da Yeldeğirmeni İlkokulu'nda tamamladı. Kuleli Askeri Lisesi'ni birincilikle kazanan Uçar, başarılı bir subay olabilirdi; ama kaderinde İstanbul İmam Hatip Lisesi'ne kaydolmak ve başarılı bir din adamı olmak vardı. İHL'ye kaydolmasında Fatih'te ikamet eden ilim adamlarının tavsiyeleri etkili oldu. İHL'de kıymetli hocalardan ders aldı. Bunlar arasında Ömer Nasuhi Bilmen, Ahmed Davudoğlu, Mahir İz, Peyami Safa, Ömer Kirazoğlu, Nihad Sami Baharlı, Nureddin Topçu gibi Türk maarif tarihinde iz bırakmış isimler var.

Uçar, kelamda mahir olduğu kadar kalemde de mahirdi. İHL'de hocası Mahir İz'e ithafen yazdığı "Kelamda da mahiriz / Kalemde de mahiriz" beyti ile hocasının sevgisini kazandı. Okulu ikincilik derecesi ile bitirdi. Okul arkadaşlarından o dönemde pek çok ilahiyatçı, iktisatçı ve siyaset adamı yetişti. Diyanet İşleri eski Başkanı Tayyar Altıkulaç ve yasaklı başkan R. Tayyip Erdoğan, Uçar'la aynı sıralarda dirsek çürüttü.

1967 yılında Bağlarbaşı'nda bulunan Yüksek İslam Enstitüsü'nden mezun oldu. Askerliğini yedeksubay olarak yaptı. 1970'te evlendi. İlk görev yeri olan Malatya'da 6 yıl kaldı. Heyecanlı, coşkulu hitap tarzıyla dikkat çekti ve kalıcı hizmetler verdi. Malatya halkınca çok sevildi, tanındı. Muş'a tayin oldu. Bir yıl kadar görevden sonra müftü muavini olarak İstanbul'a atandı. Yeni Cami ve Şehzadebaşı'nda 2 yıl kadar etkili vaaz ve irşadda bulundu. Bu arada birçok ilçede ve camide vaazlara devam etti.

Çok yargılandı; ama tek sabıkası olmadı

12 Eylül 1980 ihtilalinde tutuklandı ve ailesi aylarca nerede olduğunu bilemedi. Sıkıntılı hayat dönemi bundan sonra başladı. Sıkıyönetim mahkemeleri, ağır ceza mahkemeleri, devlet güvenlik mahkemelerinde 55 kez yargılandı. Malatya'da idamla yargılandı. Ev aramaları, gözaltılar, göz hapsi ve yurtdışı yasakları dolayısıyla 1992'ye kadar hac ve umreye gidemedi.

Avukat bulabildiği, bulamadığı günler oldu. Bazan bir günde iki duruşmaya çağrıldı. Vefat ettiği gün bir evrak için adliyeye giden oğluna "Sabıka kaydına rastlanmamıştır" yazılı belge verildi. Davaları hep beraatle sonuçlanmıştı. Avukat bulamayan babasının hukuk mücadelesini minik bir çocuk iken izlemeye başlayan oğlu Tarık, azmetti okuyup avukat oldu. Annesi Mevlüde Hanım bu olayı o zamanlar avukat bulmanın mümkün olmadığını belirterek, "Herhalde Tarık'ımızın da hukuka yönelmesinin sebebi bu." diye açıkladı.

Bu arada idarî sıkıntı da başladı. Uçar, önce Bilecik'e sürüldü, Artvin ve Bursa görevlerinden sonra, Şile'ye imam tayin oldu. Ardından Beykoz Çavuşbaşı köyüne... Yıllar sonra Ümraniye ilçesine geldi. Cemaat yoğun bir özlemle onu hep takip etti. Devlete hiç karşı çıkmadı. Karşı çıktığı; bozuk sistem, adaletsizlikler ve zulüm idi. Ne üzücüdür ki Doğu Anadolu'da aleyhinde 'devletçi hoca' diye propaganda yürütülürken, batıda basın yoluyla devlete karşı imiş gibi gösterildi.

Hakkında açılan davalar hep "laikliğe aykırı propaganda yapmak" suçundan oldu. Vaazlarını kasede kaydedenler yurtiçi ve dışında her yere ulaştırıp dağıttılar. Uçar, maddî olarak kaset satışlarından hiçbir menfaat elde edememesine rağmen onlarca dava yine bu kasetlerden açıldı. Ancak özel kayıt ve ticarî maksat olmadığından çoğundan beraat etti.

Babamın, kaseti satanlardan en fazla şu talebi olabilirdi: "Bari dava açıldığı zaman sizin avukatınız beni de savunsun, yani benim de evrakımı takip etsin, müdafaamda akıl göstersin, onu bile yapmadılar." (Onur Kaya / İSTANBUL (cha)

Timurtaş Hoca'nın avukat oğlu Tarık: İstismar ettiler

Kasetlerden köşeyi dönenler Uçar'ın vefat ettiği gün vicdan azabını taşıyamayıp cenazesine geldiler. Naaşının başında bekleyen avukat oğlu Tarık Yusuf'tan helallik dilediler. Sonrasını Yusuf'tan dinleyelim: Cenazenin başında birkaç kişi geldi yanıma. Dediler ki: "Biz sizin pederin kasetlerini çok doldurduk, yaydık, sattık, çok gelir elde ettik. Hakkınızı helal edin."

İsimlerini vermeyeceğim, tanınan insanlar da var içlerinde. Ben de dedim ki: "Babamın hakkı geçtiyse kendisiyle hesaplaşmanızda fayda var. Çünkü o bundan hep şikâyet etti. Evet o kasetler belki bir hizmet ifa etti, yayıldı, satıldı; fakat onların hep sıkıntısı geldi pedere. Hakikaten bu işten çok gelir elde edenler oldu.

Çok profesyonelce yaptılar bu işi. Mesela bizim pederin Şehzadebaşı'nda vaazı var. Avlusuyla birlikte 7 bin, 10 bin kişilik bir cemaat toplanabiliyor. Cuma namazından önceki vaazı kaydediyor adam kasede. Hemen götürüyor, Unkapanı İMÇ'de çoğaltıyor. Daha tesbihat bitip de çıkana kadar hazırlıyorlar ve satıyorlar. Yapılan tetkiklerde kasetlerin stüdyolarda doldurulmadığı hatta tahrifat bile yapılabildiği anlaşıldı. Çünkü bazı devlet ve millet düşmanlığı yapan tipler, sağını solunu keserek o konuşmaları istismar ettiler.

Çocuklarinin egitimine önem veren Uçar, 4 evladini okuttu. Özel Fatih Koleji'nden mezun olan ogullarindan Yusuf, Istanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni, Bekir Yunus IÜ Iletisim Fakültesi'ni bitirdi. Kizi Fatih Üniversitesi'nde, küçük oglu Enes Emre ise Özel Yavuz Selim ilkögretim Okulu'nda okuyordu.

Vefat'tan sonraki olaylar

Geçen perşembe gecesi vefat eden ve on binlerce kişinin katıldığı merasimle defnedilen Tarık Timurtaş Uçar'ın evi sevenlerinin akınına uğradı. ABD'den arayan Fethullah Gülen, Uçar ailesinin bütün fertleriyle tek tek görüşerek taziyelerini iletti. Diyar-ı gurbette olması dolayısıyla cenazeye katılamamaktan duyduğu üzüntüyü dile getiren Gülen, "Hocamız için burada gıyabi cenaze namazı kıldık." dedi. Cenazeye partiler de büyük ilgi gösterdi. FP, BBP ve DYP cenazeye İstanbul il başkanlarını gönderdiler. Uçar'ın uzun süre görev yaptığı Çavuşbaşı'nın CHP'li belde başkanı da aileye taziyesini sundu. MHP lideri Devlet Bahçeli, kapatılan RP lideri Necmettin Erbakan, BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu ise taziyelerini telgrafla bildirdiler.

Koşar adımlarla gitti

Uçar'ın 31 yıllık hayat arkadaşı Mevlide Uçar "Koşar adımlarla dünyaya geldi, koşar adımlarla gitti." dediği eşinin son gecesini ZAMAN'a anlattı: "O akşam çok misafir vardı. Adeta gideceğini hisseder gibi arzu ettiği kişileri çağırmıştı. Misafirler gittikten sonra kızımız Esra'ya 'Kızım biliyor musun, bazı insanlar Efendimizi çok rahat görüyorlarmış. Ben öyle özledim, öyle özledim ki acaba ne yapsam?' dedi." Zaman zaman gözyaşlarını tutamayan Mevlide Uçar şöyle devam etti: "Ben bardakları alıp geldim. 'Bir şeyin var mı?' diye sordum. Göğsünü göstererek 'Şuramda sanki ilaç içersin bir şey kalır ya öyle bir şey var.' dedi. Ben de Avrupa'daki yoğun koşuşturmayı hatırlatarak kendisine hiç dikkat etmediğini 36 günde 36 konferansın verilmeyeceğini söyledim. Çok rahat ve telaşsızdı. İçeri gittim. İçerdeyken yüksek sesle tevbe istiğfar ettiğini duydum. Bir de ayet okuyordu. Aradan 5 dakika geçmeden beni çağırdı: 'Hacı galiba buraya kadar. Vakit tamam'." Ardından oğlu Tarık'ı çağırdığını aktaran Mevlide Hanım ilk müdaheleyi gelini Selcan Uçar'ın yaptığını kaydetti.

İlk müdahale doktor gelinden

Dr. Selcan Uçar ise kayınpederinin son anlarını şöyle anlattı: "İlk müdahaleyi yapmak benim için çok zor oldu. Hekimsiniz; ama bir yandan da yatan çok yakınınız. Ambülansı aradım; ama nasıl konuşacağımı bile şaşırdım. Müdahale ederken sürekli iyi olacağını söylüyordum. O da çok güzel ifade ediyordu. 'Sağol kızım, biraz daha rahatladım.' diye. Hep okuyordu. Haseki'de arkadaşlar hemen EKG'sini çektiler. Akut inforiyor emay teşhisi kondu. Koroner yoğun bakıma alındı. SKZ ilacı verdik. Monitörden takip ederken birden nefes alamadığını gördük. Yarım saat kadar uğraştık. Solunum yetmezliğiyle vefat etti."

                               

.

Yazdırılabilir Sayfa  Makaleyi bir Arkadaşına öner

Geri Dön ]

Yayınlanma: Cuma, 21. Ağustos 2009 (227728 okunma)
Her hakkı saklıdır © Timurtas Hoca ~ www.timurtashoca.com

:: Özcan Calismaz | © Copyright 2002-2010 Aktif © 2009 www.timurtashoca.com özcan calismaz www.calismaz.com ::